Funika Holding Başkanı Nuri SÖZKESEN ile yapılan röportajı bir Yalın Liderlik yaklaşımı olarak çok ilginç bulduğumuzdan dolayı sizlerle paylaşmayı arzu ediyoruz.
Röportajı yapan Çetin APA'ya teşekkür ederiz.
Funika Holding A.Ş. 19 Mayıs 1996'da grup şirketlerini bir çatı altında toplamak ve grup sinerjisini yaratmak amacıyla kurulmuştur. Bugün Funika Holding A.Ş. bünyesindeki Muhasebe, Finansman, Eğitim, İnsan Kaynakları, Halkla İlişkiler, Bilgi İşlem ve Teknik Hizmetler bölümleriyle gruptaki kuruluşlara hizmet vermektedir.
Funika Holding ve şirketleri ile ilgili bilgilere www.funika.com.tr adresinden ulaşabilirsiniz.
1300'e Uyum Projesi
Ç.A.: Sayın Nuri Sözkesen, 1300'e Uyum Projesi nasıl oluştu? 1300 nedir?
N.S.: 1300 Amerikan Doları'nın TL karşılığıdır, yani 1 $ = 1.300.000 TL. Projemizin adı "1300'e Uyum Projesi" dolar kurunun 1.300.000 TL olması halinde, ihracata dayalı kuruluşlarımızın bu en kötü durumda bile yaşamalarını, ayakta kalabilmelerini ve bir sonraki döneme hazırlıklı olmalarını sağlamak için geliştirildi. Eylül 2003'te kurlar 1.380.000-1.390.000 seviyelerine kadar gerilemişti. Eylül ayında bir öngörü yaptık. Kurların nereye gideceğinin belli olmadığı bir dönemde, 1 $ = 1.300.000 TL olursa ihracat yapan kuruluşlarımızı nasıl ayakta tutarız, böyle bir dönemi nasıl atlatırız diye beyin fırtınası yaptık. Sonunda bu öngörü doğrultusunda tüm kuruluşlarımızı ve tüm faaliyetlerimizi kapsayan "1300'e Uyum Projesi"ni oluşturduk.
Ç.A.: 1300'e Uyum Projesi'nin temel amacı ne idi?
N.S.: "Proje nasıl oluştu?" sorusunun içinde temel amacı kısaca söylemeye çalışmıştım. Biz ihracatçı bir firmayız. Gelirlerimizin büyük çoğunluğu döviz cinsinden, giderlerimizin ise büyük çoğunluğu Türk Lirası cinsinden. Döviz kurlarında meydana gelen her düşüş, bizim gelirlerimizin azalmasına neden oluyor. Buna karşın her geçen gün giderlerimiz artıyor. Size bir bilgi vereyim: 2001-2005 arasında elektrik fiyatları 2,7 kat; fuel-oil 3,66 kat; LPG 4,56 kat artmıştır. 2002-2005 arasında ücret artışı ve kur düşüşü ile asgari ücret %125 artmıştır. Bu temel bilgilere göre maliyetlerimiz son 3–4 yılda %100'lerin üzerinde artmıştır. Buna karşın gelirlerimiz döviz kuru düşüşüne bağlı olarak %30–40 azalmıştır. Bu tabloya bakıldığında ihracatçı sanayinin yaşaması bile mucizedir. İşte biz bu şartlarda ayakta kalmayı, bu arada temel teknolojik gelişmelerimizi sürdürmeyi, rekabet ortamında geride kalmamayı amaçladık. Bunları yapabilmek için tüm süreçlerimizin gözden geçirildiği ve tüm maliyet yaratan adımlarımızın incelenerek giderlerimizin düşürüldüğü bir proje oluşturduk. İşte 1300'e Uyum Projesi bu amaçla tasarlandı ve uygulamaya alındı.
Ç.A.: Projenin Yalın Üretim ve Yalın Yönetim, sizin deyiminizle "kurumsal sadeleşme" ile nasıl bir ilişkisi vardır?
N.S.: Kurumlarımız büyürken ve bu büyüyen organizasyonu yönetirken zaman zaman bir miktar da olsa israf ve hantallığın boyutunu göremiyorsunuz. Funika ilk kurulduğu günden bugüne hep sonuç odaklı olmayı ve hızlı hareket edebilmeyi amaçlamıştır. Bilginin en alttan en üste hızla yayılması, bu şekilde hızlı karar alarak değişen ortamda hızlıca yer almayı amaçlamıştır. Sonuç odaklılık bize sürekli maliyetlerimizi gözden geçirmemizi gerektirmiştir. Üretim aşamalarında en az adım ile sonuca ulaşmamızı sağlamıştır. "Hiyerarşi ayrı, sorumluluk ayrı" yönetim anlayışımız ile de karar alma aşamaları kısalmış ve hızlı sonuç alan bir yönetim organizasyonu oluşmuştur. Üretimde ve yönetimde aşama azalması ve hızın sürekli yaşatılması "kurumsal sadelik" sonucunu yaratmıştır. Yaşayan kurumun en önemli özelliği sürekli deneyimlemesidir. En doğruya en sağlıklı ulaşma ancak deneyim ile mümkündür. 1300'e Uyum Projesi kurumsal sadeleşme yolunda bizim için doğru zamanda, doğru oluşturulmuş bir deneyimlemedir.
Ç.A.: Proje uygulamalarında zaman içinde karşılaşılan darboğaz, direnç veya olumsuzluklar yaşandı mı?
N.S.: Bu proje bir topyekün iyileştirme projesidir. Tüm faaliyetlerimizde bir gözden geçirme yapılmıştır. Bir an durulmuş ve bir fotoğraf çekilmiştir. Çekilen fotoğrafın görüntüsünde iyileştirilmesi gereken birçok alan belirlenmiştir. 2004 yılının temel zorlukları, üretim ve satış ortamının sıkıntılı rekabet koşulları ile projenin tasarruf odaklı uygulamalarının zaman zaman zorluklar yaşanmasına neden olacağını önceden belirledik. Bunun için "faydadan çok zarar getirdiği belirlenen uygulamadan hemen geri dönülecektir" diye temel bir madde koyduk. Ayrıca sıkıntıların iletişim eksikliğinden kaynaklanacağını düşünerek sürekli geri bilgi besleme toplantıları yaptık. 3'lü komitenin her uygulamayı anında gözden geçirmesini ve muhtemel olumsuzluklara karşı hızlı önlem almasını sağladık. En önemlisi elde edilen başarı sonuçlarını anında çalışanlar ile paylaştık ve sahiplenme sağladık. Açıkçası Funika Yönetim Felsefesi'nin 20 yılda oluşturduğu kurum kültürü sayesinde sıkıntı yaratacak bir direnç ile karşılaşmadık. Proje boyunca gelişen olumsuzlukları da yine hep birlikte tartışarak çözdük.
Ç.A.: Projenin kazanımları nelerdir?
N.S.: Bence en büyük kazanım 2005 yılına üretim ve finansal parametleri olumlu bir kurum olarak ulaşmış olmamızdır. Projede hedeflenen değerler %85 başarı ile tamamlanmıştır. Ayrıca 2004 grup bütçemiz planlanan şekli ile gerçekleştirilmiştir. 1300'e Uyum Projesi'nin 3 temel esası vardı. Satın almada tasarruf, üretimde verimlilik, satışta farklılık. Bu 3 temel alanda yüzlerce uygulama yapılmış ve sonuçta 2 trilyon 619 milyar TL tasarruf gerçekleşmiştir. Ayrıca bizi geleceğe taşıyacak birçok gelişme sağlanmıştır.
Ç.A.: Benzer bir proje 2005 ve sonrası için de var mı?
N.S.: Biliyorsunuz iyileştirme projelerinin en iyi uygulayıcısı Toyota'dır. Bu firma yıllardır bıkmadan usanmadan iyileştirme projeleri yapar. Bugün 50 milyar $ ile dünyada nakit varlığı en fazla olan şirkettir. Buna rağmen her gün acaba bugün hangi süreçte iyileştirme yapabiliriz diye düşünürler. Funika olarak biz de böyle düşünüyoruz. Her gelecek günde hangi sürecimizde iyileştirme yaparız diye düşünüyoruz. Bugün dünden neyi farklı başarırız diye tartışıyoruz. Şimdi 2005–2007 yıllarını kapsayacak yeni bir proje hazırlığı içindeyiz. Çok kısa süre sonra bu projemizi kamuoyu ile paylaşıp, uygulamasına başlayacağız.
Teşekkürler.
Röportaj: Çetin APA






