Bilgi ve İletişim Teknolojileri Harcamaları ve Yüksek Teknoloji
En İleri 5 Ülke ve Türkiye


Halen dünyada ülkerin rekabet edebilirlik (competitiveness) yönünden konumlarını ölçen iki bağımsız kuruluş bulunmaktadır. Uluslararası Yönetim Geliştirme Enstitütüsü ve Dünya Ekonomik Forumu.
Uluslararası Yönetim Geliştirme Enstitüsü Araştırmasına Göre Uluslararası Rekabet Gücü
Merkezi isviçre’nin Lozan kentinde bulunan Uluslararası Yönetim Geliştirme Merkezi(International Institute for Management Development-IMD)her yıl Dünya Rekabet Yıllığı(Wopld Competitiveness Yearbook) adıyla bir rapor yayınlamaktadır.IMD,yaptığı analizde herhangi bir rekabet gücü ölçütü kullanmaz .IMD’ye göre bir ülkenin rekabet gücü GSYİH ve verimliliğe indirgenemez zira ülkedeki firmalar rekabet güçlerini artırmak için ekonomik faktörlerin yanı sıra ülkelerin içinde bulunduğu siyasi, kültürel ve eğitim ortamıyla da başa çıkmak zorundadırlar. Ülkelerin rekabet gücü ülke içindeki firmaların rekebet gücünün toplamından oluşur.
IMD’ye göre, firmaların rekabet gücünü birebir ölçmek olanağı olmadığından rekabet gücünü etkileyen faktörler belirlenir ve ölçülür. Bu itibarla IMD yaptığı analiz ile ülkelerin katma değer oluşturma ve bunu sürdürme kabiliyetlerini ve dolayısıyla firmaların rekabet gücünü sıralar.Buna göre rekabet gücü büyük bir ölçüde bir ülkenin sürüdürülebilir bir şekilde katma değer üretmesini sağlayan bir ortam oluşturması yeteneğine dayanır. Rekabat gücü yanlızca günümüzün bir meselesi değildir; uzun vadede üzerinde önemle durulması gereken bir konudur. Uzun vadede bir ülkenin rekabet gücünü artırması ve muhafaza edebilmesi için eğitim, değer sistemleri ve bireylerin motivasyonu gibi faktörlerde rakiplere kıyasla iyi ve üstün bir konumda olunması gereklidir.
IMD, rekabet gücünü 8 ana kriter ve toplam 250 alt kriter çerçevesinde belirlemektedir.Kullanılan kriterlerin bir kımı GSYİH, enflasyon, patent sayısı v.b. gibi rekabet gücünün ölçülebilir boyutlarını belirleyen kriterler iken diğerleri dünya çapında yapılan bir araştırma sonucunda elde edilen eğitim, değer sistemleri ve bireylerin motivasyonu gibi rekabet gücünün gayri maddi niteliği ağır basan boyutlarını dikkate alır.(Bkz. Tablo)
Uluslararası Yönetim Geliştirme Merkezi (International Institute for Management Development-IMD) tarafından 2002 yılında yayınlanan Dünya Rekabetgücü araştırması(The World Competitiveness Yearbook)’na göre toplam 49 gelişmiş ve gelişmekte olan ülke arasında rekabet gücü sıralamasında en başta yer alan ülkeler sırasıyla şunlardır;ABD, Finlandiya, Lüksemburg, Hollanda, Singapur, Danimarka, İsviçre, Kanada, Hong Kong(Çin), İrlanda, İsveç, İzlanda, Türkiye rekabet gücü en yüksek ülkeler sıralamasında 46. sırada yer almaktadır.
IMD araştırmasına göre dünyada rekabet gücü en düşük ülkeler arasında ise sırasıyla Arjantin, Venezuella, Endonezya, Türkiye, Polonya, Kolombiya, Rusya, Hindistan gibi ülkeler yer almaktadır.
Dünya Ekonomik Forumu Araştırmasına Göre Uluslararası Rekabet Gücü
Merkesi İsviçre’nin Cenevre kentinde bulunan Dünya Ekonomik Forumu ( World Economic Fonum – WEF) adlı uluslararası bir araştırma enstitüsü, her yıl Global Rekabet Raporu (Global Competitiveness report) adı aktında bir rapor yayınlamaktadır. Bu raporda “global rekabet endeksi” adı verilen bir indeks yardımıyla ülkelerin uluslararası rekabet gücü açısından yeri tahmin edilmektedir.
Söz konusu arşatırmada “rekabet gücü”, bir ülkenin ekonomik refah ve yaşam standardırı yükseltebilmesi için gerekli ekonomik güç olarak tanımlanmaktadır. Rekabet gücü ülkenin gelecek 5-10 yıl içerisindeki büyüme potansilyelini ortaya koymaktadır. WEF, rekabet gücünün öyçütü olarak satın lama gücü paritesine göre kişi başına gayri safi milli hasılayı kullanır. Ancık, gayri safi milli hasıla hesaplarına dahil olan bazı hizmetlerin ve faaliyetlerin dış ticarete konu olması nedeniyle bu ölçütün rekabet gücünün ölçütü olarak kullanması rekabet gücünü verimlilikle paralel bir şekilde tanımlaması anlamına gelmektedir. Ülkeler arasındaki gelir karşılaştırmaları ekonomik açıdan anlamalı olabilir ancak milli gelir karşılaştırmaları, rekabet gücü ile çok az alakası olan faktörleride işin içine dahil ettiği için, ülke düzeyinde rekabet gücünün belirlenmesinde etkin bir araç olmaktan uzaktır.
WEF’in 2000 yılı raporunda iki farklı indeks kullanılmaktadır. (Porter, Sachs, Warner, 2000) : mevdut dönemle alakalı rekabet gücü endeksi (current competitiveness index-CCI) ve büyüme rekabet gücüc indeksi (growth competitiveness index-GCI). GCI’yi desteklemek için alt düzey bir indeks olan ekonomik yaratıcılık indeksi (economic creavity index-ECI)’ nden yarırlanılmaktadır. CCI, yüksek verimliliğe yom açan ve kişi başına gayri safi yurtiçi hasıla (GSYİH) olarak ölçülen ekonomik performansı etkileyen faktörleri belirlemeyi amaçlarken GCI, kişi başına GSYİH oranındaki değişme oranı olarak ölçülen ekonominin gelecek dönemlerdeki büyümesine katkı sağlayan faktörleri ölçmeyi hedefler. WEF, temel yaklaşımı olan ve rekabet gücünün mikro-ekonomik temellerinin ölçülmesi olarak nitelediği CCI’ye daha fazla önem verir. WEF modelinde milli gelir düzeyi, sermaye stoku ve teknoloji düzeyyi tarafından belirlenir. Sermaye stoku, ekipman, binalar ve fiziki altyapı gbi fiziki sermayeye ilaveten eğitim düzeyi ve

işgücünün beceri ve yeteneklerini kapsar.Öte yandan, hukuki müdahaleler ile regülasyonlar sermaye stokunun bir kısmını oluştururken sosyal sermaye toplam sermaye stokunun kalitesini etkiler. Teknoloji düzeyi bir ülkenin bilimsel ve teknolojik faaliyetlerde bulunan kurumlarının yanı sıra firmalarının sahip olduğu ve ürettiüği her türlü teknolojik bilgi ve uygulamaları (stratejiler dahil) içerir.
ECI, yenilik ve icatların iktiadi refah ve rekabet gücü üzerinde sahip olduğu etki dikkate alınarak oluşturulan tamamlayıcı bir indekstir. Bu indeks, kişi başına GSYİH, Ar-Ge harcamaları ve Ar-Ge alanında çalışanların sayısı, ekonominin dışa açık olması, fikri mülkiyet hakları rejiminin gücü, lisans öncesi eğitim giderlerinin GSYİH içindeki payı ve özel kurumların ve üniversitelerin Ar-Ge giderleri içindeki payı gibi açıklayıcı değişkenlerden yararlanılarak hazırlanmaktadır. ECI iki kısma ayrılır: yenilik ve icatlar, kaynakların kalitesi, araştırmalardaki işbirliği düzeyi, fikri mülkiyet haklarının korunma düzeyi, teknolojinin elde edilmesindeki saldırganlık düzeyi gibi on soruya cevap aranan yenilik ve icatlar indeksi ve dolaysız yabancı yatırımların teknoloji transferinin kaynağı olup olmadığını ve yabancı teknoloji lisanslarının teknolojinin elde edilmesinde yaygın bir yol olup olmadığını sorgulayan teknoloji indeksi (Porter, Sachs, Warner, 2000 ). ECI’nin bu iki indekse eşit ağırlık vermesi yenilik ve icatlar alanında güçlü bir yurtiçi ekonomiye sahip olan ülkelerle teknoloji transferi için elverişli bir yurtiçi ortama sahip olan ülkeleri aynı kefeye koymaktır. Oysa, teknoloji ithalatına bağımlı olan ülkelerin uzun vadede rekabet gücü kaybına uğraması ve yurtiçi Ar-Ge kapasitesinde gerilemelerle karşılaşması söz konusudur. Başka bir ifadeyle, indeksin mevcut dönemde rekabet gücünün yüksek olmasını sağlayan teknoloji transfer edebilme yeteneği ile gelecekte yüksek bir rekabet gücüne sahip olmaya neden olacak yenilik ve icat kapasitesini eşdeğer tutması indeksin zayıf tarafını oluşturmaktadır.
Global rekabet indeksi kişi başına milli gelir dışında bir takım sosyo-ekonomik göstergeler (8 yapısal faktör) esas alınarak bir ülkenin gelecek 5-10 yıl içerisindeki büyüme potansiyelini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Global rekabet indeksi, bir ülkenin orta vadede ne tür bir gelişme trendi içerisinde olduğunu görmemiz açısından önem taşımaktadır. Şüphesiz indeks sıralaması bir tahminden öteye gitmemektedir. Bir ülkenin sosyo-ekonomik ve yapısal faktörlerinde ani bir iyileşme veya bozulma ülkenin rekabet indeksindeki yerini de değiştirebilmektedir.
Dünya Ekonomik Forumu tarafından 2002 yılında yayınlanan araştırmaya göre toplam 80 gelişmiş ve gelişmekte olan ülke arasında rekabet gücü en yüksek ülkeler arasıda sırasıyla ABD, finlandiya, Tayvan, Singapur, İsveç, İsviçre, Avusturya, Kanada, Norveç, Danimarka gibi ülkeler yer almaktadır.
Rekabet gücü en düşük ülkeler ise şunlardır; Haiti, Zimbabwe, Bolivya, Ukrayna, Honduras, Türkiye, Bangladeş, Ekvator, Paraguay... Türkiye rekabet gücü sıralamasında 80 ülke arasında 69. sıradadır.80 ülke arasında 69. sıradadır.80 ülke arasında 69. sıradadır.80 ülke arasında 69. sıradadır.

Mercek Dergisi






